yatıp

listen to the pronunciation of yatıp
Турецкий язык - Английский Язык
lay around
yatıp uzanmak
Lying to lying
yat
yacht

Many yachts are in the harbor. - Birçok yat limandadır.

Tom can't afford to buy a yacht. - Tom'un bir yat almaya gücü yetmez.

yat
lie down

I'm going to go and lie down. - Gideceğim ve yatacağım.

You look pale. You had better lie down in bed at once. - Solgun görünüyorsun. Derhal yatağa uzansan iyi olur.

yat
go to bed

What time do you usually go to bed? - Genellikle ne zaman yatarsın?

I usually go to bed at ten. - Genellikle saat onda yatarım.

yat
went to bed
yat
gone to bed
işyerinde yatıp kalkma
residence
işyerinde yatıp kalkmak
be in residence
Английский Язык - Английский Язык

Определение yatıp в Английский Язык Английский Язык словарь

Yat
a person of the New Orleans, Louisiana area who speaks with a Yat accent
Yat
a unique collection of dialects of English spoken in New Orleans, Louisiana
yat
A vowel of the Cyrillic and Glagolitic alphabet (Cyrillic capital Ѣ, Cyrillic small ѣ, Glagolitic ⱑ), no longer in current use
yat
A Late Proto-Slavic (Common Slavic) sound usually transcribed as /ě/, subsequently lost in all Slavic dialect
yat
one
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение yatıp в Турецкий язык Турецкий язык словарь

yat
Kalkan ve zırh gibi korunma aracı. Özel gezinti gemisi: "Seni kendi yatımızda kaptan kıyafetle göremeyeceğim."- R. H. Karay
yat
Kalkan
yat
Kalkan ve zırh gibi korunma aracı
yat
Özel gezinti gemisi