Определение wortlaut в Английский Язык Турецкий язык словарь
- text
- metin
Tom bana ilginç bir metin gönderdi.
- Tom sent me an interesting text.
Bu metini çevirmek için vaktim yok.
- I don't have time to translate this text.
- wording
- {i} üslup
O üslup bana oldukça garip görünüyor.
- That wording sounds rather strange to me.
- text
- (Bilgisayar) metneçevir
- wording
- konuşarak
- text
- konu
Bu kitapta o kadar çok konu yok.
- There's not so much text in this book.
Onun konuşmasının tam metnini okuduk.
- We read the full text of his speech.
- text
- parça
- text
- tekst
İskoçya yünlü tekstili ile ünlüdür.
- Scotland is famous for its woollen textiles.
Tekstil fabrikasının pencereleri demir çubuklarla donatılmış bu yüzden fabrikada yangın çıktığında işçilerden çoğu öldü.
- The textile factory's windows are fitted with iron bars so when a fire broke out inside the factory, most of the workers died.
- text
- İncil'de ayet
- wording
- ifade etmekte seçilen sözcükler
- text
- (Askeri) METİN: Bir haberde, gönderen makamın bildirmek istediği bilgiyi teşkil eden kısım. Ayrıca bak "plain text, encrypted text"
- text
- {i} İncil'den kısa bölüm
- text
- (Dilbilim) SÖZ(Söylem çözümlemesi)İletişimsel amacı olan ve bir bağlam içinde bulunan herhangi bir söz, ses, görsel vs. Bağlama bir söz (text) ile müdahil olabiliriz ve sözü(text) kullanarak iletişiriz.METİN (METİN DİLBİLİM)İletişimsel bir amacı bulunan, içerik biçim özellikleri ve metinsellik kriterleri ile değerlendirilebilen yazılı/sözlü dil bütünü
- text
- Cep telefonu ile kısa mesaj yollamak
- text
- incilden kısa bölüm
- wording
- {i} ifade tarzı
Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.
- I have to think about it. I'll try to find another wording.
- text
- {i} yazının aslı
- wording
- {i} ifade; ifade tarzı