Şirket birleşmeler ve diğer fırsatlar üzerinde çalışmak için 25 yeni ortak ekledi.
- The firm has added 25 new associates to work on mergers and other deals.
Onun üzerinde çalışmak zorunda kalacağız.
- We'll have to work on that.
Onun ülkesinde büyük nüfuzu var.
- He has great influence in his country.
O tür tapınak bütün Orta Doğuyu, özellikle Mısır'ı etkiledi.
- That type of temple influenced all of the Middle East, mainly Egypt.
Ülkesinin üstünde büyük etkisi var.
- He has a great influence on his country.
Neden onu etkilemek için çalışmalılar?
- Why should they try to influence him?
John's in the studio working on the plans for the new house.
Leave it to me. I'll try to work on the boss to give us the day off.
... ERIC SCHMIDT: We'll work on mics. ...
... mistakes in public. You may-- Does anyone here work on Blogger? ...