walking, standing

listen to the pronunciation of walking, standing
Английский Язык - Турецкий язык

Определение walking, standing в Английский Язык Турецкий язык словарь

on foot
tabanvayla
on foot
(Konuşma Dili) tabanvay
on foot
ayakta
on foot
yayan

Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, fazla bir farkı yoktur. - It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.

Yayan mı yoksa otobüsle mi gideceksin? - Will you go on foot or by bus?

on foot
yürüyerek

Çoğu öğrenci okula yürüyerek geliyor. - Most students come to school on foot.

Onlar yürüyerek büyük kıtayı geçtiler. - They crossed the vast continent on foot.

on foot
ayağa kalkmış
on foot
yolunda
on foot
yaya olarak

Onlar yaya olarak bir yere gitmeyi reddettiler. - They refused to go anywhere on foot.

Yaya olarak gitmek istemiyor musunuz? - Don't you want to go on foot?

on foot
iyileşmiş
on foot
yaya

John ofisine yaya gider. - John goes to his office on foot.

Niçin kitapçıya yaya gitmiyoruz? - Why don't we go to the bookstore on foot?

on foot
ayaküstü
Английский Язык - Английский Язык
on foot