Use the exclamation point sparingly.
- Ünlem işaretini tutumlu kullanın.
He is very frugal, but not stingy.
- O çok tutumlu ama cimri değil.
There's a fine line between being frugal and being cheap.
- Tutumlu olmakla ucuz olmak arasında ince bir çizgi vardır.
A housewife should be economical.
- Bir ev kadını tutumlu olmalıdır.
Dr. Jackson has a good bedside manner.
- Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir tutumu var.
Tom has very good manners.
- Tom çok iyi tutuma sahip.
Tom needs to change his attitude.
- Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.
Tom doesn't like Mary's attitude.
- Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.
One speech, one particular stance, one wrong statement can change everything all of a sudden.
- Bir konuşma, bir tutum, hatalı bir açıklama bir anda her şeyi değiştirebilir.
Western countries are jumping on Japan for its stance on the issue.
- Batı ülkeleri konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'ya atlıyor.
The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary.
- Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.