toplayıcı

listen to the pronunciation of toplayıcı
Турецкий язык - Английский Язык
totalizer
picker
condenser
tote
collector

Tom is an obsessive collector. - Tom takıntılı bir toplayıcı.

We're trying to avoid the bill collectors. - Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.

collector (of a dynamo)
collecting, accumulative; adder, collector
taker
totalizator
(Jeoloji) collectors

Tom is hiding from the tax collectors. - Tom vergi toplayıcılarından saklanıyor.

We're trying to avoid the bill collectors. - Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.

receiver
(İnşaat) main sewer
accumulative
collecting
integrator
concentrator
assembler
gleaner
toplayıcı anten
communal aerial
toplayıcı dren
collecting drain
toplayıcı hat
mains
toplayıcı makara
take-up reel
toplayıcı mercek
condensing lens
toplayıcı ızgara
collecting grid
toplayıcı ışıldak
spot lamp
toplayıcı-çıkarıcı
adder-subtracter
top toplayıcı
(tenis) ball boy
top toplayıcı çocuk
(tenis) ball boy
toz toplayıcı
dust arrester
toz toplayıcı
dust evacuator
topla
gather

The dictionary gathers nearly half a million words. - Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.

Naples gathers many tourists. - Napoli çok sayıda turist toplar.

topla
{f} harvest

In November, olives are harvested from the trees to make oil. - Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.

I don't harvest your olives. - Senin zeytinlerini toplamam.

topla
{f} summed
topla
make up

Sami can make up his own bed. - Sami kendi yatağını toplayabilir.

They make up about 12.5 percent of the total population. - Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.

topla
pick

After I pick some blueberries, I make a tart. - Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.

They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting. - Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.

topla
assemble

The teacher assembled the students in the hall. - Öğretmen salonda öğrencileri topladı.

The leaders assembled in Paris for a meeting. - Liderler bir toplantı için Paris'te toplandılar.

topla
round up
topla
made up
topla
summon up

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
add up

Those numbers don't add up. - Bu rakamlar toplanmaz.

These figures don't add up. - Bu şekiller toplanmaz.

topla
{f} bunch
topla
{f} gathering

The squirrel was busy gathering nuts. - Sincap fındık toplamayla meşguldü.

We had to postpone the gathering because of rain. - Biz yağmur nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.

topla
sum up

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

topla
reunite
topla
{f} muster

She finally mustered up the courage to ask him for more money. - Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.

He mustered up his courage to talk to a foreigner. - O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.

topla
{f} collected

Bob gave Tina almost all the stamps he had collected, and kept only a few for himself. - Bob neredeyse topladığı tüm pulları Tina'ya verdi

Tom collected old coins. - Tom eski bozuk paraları topladı.

topla
bunched
toplayıcılar
aggregators
toplayıcılar
adders
analog toplayıcı
analog adder
damla toplayıcı
drip pan
enkaz toplayıcı
wrecker
filtreleme toplayıcı
(Madencilik) filter receiver
kart toplayıcı
(Bilgisayar,Teknik) card stacker
koşut toplayıcı
parallel adder
kurum toplayıcı
soot collector
pamuk toplayıcı
cotton picker
paralel toplayıcı
parallel adder
seri toplayıcı
serial adder
siklon toplayıcı
(Jeoloji) cyclone collector
tam toplayıcı
full adder
topla
three-pronged pitchfork
topla
collecting

He has an interest in collecting insects. - O böcekleri toplamakla ilgileniyor.

I lost interest in collecting stamps. - Pulları toplamada ilgimi kaybetti.

topla
sum#up
topla
convoke
topla
sum

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

The whole world is watching the summit conference. - Tüm Dünya Zirve toplantısını izliyor.

topla
sumup
topla
make#up
topla
recruit
yarı toplayıcı
half-adder
yarım toplayıcı
one-digit adder
yağ toplayıcı
oil collector
çöp toplayıcı
garbage collector
örneksel toplayıcı
analog adder
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение toplayıcı в Турецкий язык Турецкий язык словарь

topla
Üç parmaklı diren
topla
Üç parmaklı dirgen