O gerçekten bir güreşçi olmak istiyor fakat çok zayıf.
- He does want to be a wrestler, but he is too thin.
Onlar Japon sumo güreşçileridir.
- They are Japanese sumo wrestlers.
Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak.
- The important thing is not to win the game, but to take part in it.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.
- Our company wants to take part in that research project.
Tom, Mary ile mücadele etti.
- Tom wrestled with Mary.
Korkarım ki bu gece toplantıya katılamayacağım.
- I'm afraid I won't be able to take part in the meeting tonight.
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
- Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
- For myself, I would like to take part in the game.
Tom törene katılmak istemiyor.
- Tom doesn't want to take part in the ceremony.
Tom güreşmek istediğini söyledi.
- Tom said he wanted to wrestle.