Lütfen ne zaman isterseniz içeri gelip sergimize bir göz atmak için tereddüt etmeyin.
- Please do feel free to come in and take a look at our exhibition anytime.
Eve bir göz atmak için gideceğim.
- I will go and take a look at the house.
Dışarıya bakmak istiyorum.
- I'd like to take a look outside.
Bakmak zorunda kalacağım.
- I'll have to take a look.
Buna bakmak isteyebilirsin.
- You might want to take a look at this.
Bu belgelere bakmak istiyorum.
- I'd like to take a look at those documents.
Can you take a look at the engine to see what's wrong?.
... But frankly, if you take a look at the Samsung 10-inch ...
... But let's take a look at the sizes. ...