Bir ormanı yakmak için bir kıvılcım yeterli olur.
- A spark would be enough to burn a forest.
Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.
- The fatal stabbing was sparked by an argument that got out of control.
Yıldızlar elmas gibi parıldıyor.
- The stars sparkle like diamonds.
Onun gözleri elmas gibi parladı.
- Her eyes sparkled like diamonds.
... with all of you about, how can we continue to spark the ...
... eyes of those children in that school, you see that spark, ...