Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to rely on

listen to the pronunciation of to rely on
Английский Язык - Турецкий язык
dayanılmak
güvenmek

Sanırım bir şey için birine asla güvenmek zorunda kalmadığım için benim dostluk üzerine görüşüm oldukça kasvetli. - I guess my view on friendship is pretty bleak because I've never really had to rely on anyone for anything.

Tom başkasına güvenmek istemedi. - Tom didn't want to rely on anyone else.

bel bağlamak
draw
{f} çekmek: He drew the tray of food closer to his plate. Yemek tepsisini tabağına doğru çekti
rely on
güven

Kesinlikle ona güvenebilirsiniz. - You can certainly rely on him.

Diğer insanların yardımına güvenmemelisiniz. - You shouldn't rely on other people's help.

rely on
dayanmak
rely on
itimat etmek
draw
çekmek sürüklemek
draw
çekmek (su)
draw
çekmek (para)
draw
çekmek (perdeyi)
rely on
-e bel bağlamak
rely on
(Kanun) istinad etmek
rely on
inanmak
rely on
yaslanmak
rely on
doğruluğuna güvenmek
draw
ilgisini çekmek
draw
{i} çekiş

O, onun bir resim çekişini izledi. - She watched him draw a picture.

draw
{f} kazanmak
draw
{i} çekim

Manyetik bir çekimle birbirlerine çekildiler. - They were drawn to each other by a magnetic attraction.

draw
çekmek

O onun dikkatini çekmek için kasten mendilini düşürdü. - She dropped her handkerchief on purpose to draw his attention.

Fotoğraf çekmek istiyorum. - I like to draw pictures.

draw
ilerlemek
draw
(fiil) resmetmek, çizmek, yazmak, karalamak; çekmek, fıçıdan çekmek; yaklaşmak; germek; teşvik etmek; almak, kazanmak; ikna etmek; sorguya çekmek; keşide etmek; düzenlemek, taslağını çizmek; silâh çekmek; demlemek; devam etmek; kura çekmek, kâğıt çekmek
draw
emmek ilham almak
draw
{f} (su) çekmek
draw
silah çekmek
draw
{f} demlemek
draw
{f} karalamak
draw
{f} keşide etmek
draw
{i} çekme, çekiş
draw
{i} (piyangoda) çekiliş; kura
Английский Язык - Английский Язык
draw
To be confident in

I know I can rely on you.

To be dependent upon

The city relies on the subway system.

count on, lean on
to rely on

    Расстановка переносов

    to re·ly on

    Турецкое произношение

    tı rilay ôn

    Произношение

    /tə rēˈlī ˈôn/ /tə riːˈlaɪ ˈɔːn/

    Видео

    ... that people rely on, to stop working. ...
    ... and even then it sounds like you had to rely on informal networks ...
Избранное