Okula geç kalan öğrencilerin sayısı beklediğimden çok daha azdı.
- The number of students who were late for school was much smaller than I had expected.
Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.
- You can't expect me to always think of everything!
Fadıl en kötüsünü beklemek ve planlamak zorundaydı.
- Fadil had to expect and plan for the worst.
En kötüsünü beklemek zorundayız.
- We have to expect the worst.