to come back

listen to the pronunciation of to come back
Английский Язык - Турецкий язык
yeniden gözde olmak
geri gelmek

Hemen geri gelmek zorundaydık çünkü okul başlamak üzereydi. - We had to come back soon because school was about to start.

Geri gelmek istersen, anlarım. - If you want to come back, I'll understand.

return
{f} dönmek

Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız? - In order to return to our era, what should we do?

Başkan Washington'a dönmek zorunda kaldı. - The president was forced to return to Washington.

come back
dönmek

Boston'a dönmek istiyoruz. - We want to come back to Boston.

Ofisime geri dönmek istiyor musun? - Do you want to come back to my office?

return
{f} iade etmek

Dün yeşil bir kanepe aldım, ama kapıdan sığdıramadım, bu yüzden geri iade etmek zorunda kaldım. - I bought a green couch yesterday, but I couldn't fit it through the door, so I had to return it.

Ah! Tekrar unuttum! Bugün bir kitabı iade etmek için kütüphaneye gitmem gerekiyordu. - Ah! I forgot again! I was supposed to go to the library to return a book today!

come back
geri gelmek

Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi. - Dick promised to come back by three o'clock.

O,yakında geri gelmek için bana söz verdi. - He gave me a promise to come back soon.

answer back
çemkirmek
come back
geri dönmek

Bir daha asla buraya geri dönmek istemiyorum. - I don't want to come back here ever again.

Geri dönmek zorunda kalacağız. - We'll have to come back.

return
geri gönderme
return
(Ticaret) geri çevirme

O onun aşkını geri çevirmedi. - He did not return her love.

return
getirmek (kar)
answer back
terbiyesizce cevap vermek
answer back
tekrarla
come back
aklına gelmek
come back
geri gel

Onun öğle yemeğinden önce geri gelmesini bekliyorum. - I expect her to come back before lunch.

Kısa sürede geri gelmen şartıyla dışarı çıkabilirsin. - You may go out as long as you come back soon.

come back
hatırına gelmek
answer back
kaba tavırla karşılık vermek; cevabı yapıştırmak
to back
geri
answer back
cevabı yapıştırmak
answer back
karşılık vermek
answer back
küstahça cevap vermek
answer back
(deyim) answer (someone) back terbiyesizce veya kustahca karsilik vermek
come back
karşılık vermek
come back
akla gelmek
come back
eski haline dönmek
return
{i} seçim sonucu
return
{i} tazminat
return
{f} nüksetmek
return
{i} bülten
return
dönüş, dönmek dön
return
{f} misilleme yapmak
to back
geri sürmek
Английский Язык - Английский Язык
To return to a place

But he never knew that it really was his own Bunny, come back to look at the child who had first helped him to be Real.

When something comes back, it becomes fashionable again. I'm glad hats are coming back. see also comeback
be restored; "Her old vigor returned"
come back to place where one has been before, or return to a previous activity
answer back
return
even the score, in sports
go back to something earlier; "This harks back to a previous remark of his"
If something that you had forgotten comes back to you, you remember it. He was also an MP -- I'll think of his name in a moment when it comes back to me When I thought about it, it all came back
to come back

    Турецкое произношение

    tı kʌm bäk

    Произношение

    /tə ˈkəm ˈbak/ /tə ˈkʌm ˈbæk/

    Этимология

    [ t&, tu, 'tü ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English tO; akin to Old High German zuo to, Latin donec as long as, until.

    Видео

    ... OBAMA: Governor… ROMNEY: Let me come back and ' and answer ...
    ... independence within eight years, you're going to see manufacturing jobs come back. ...
Избранное