Tom'u adamakıllı sorumlu bir birey olarak düşünüyorum.
- I consider Tom a thoroughly responsible individual.
Polis binaları adamakıllı araştırdı.
- The police searched the premises thoroughly.
Konuyu iyice çalışmak gerekliydi.
- It was necessary to study the matter thoroughly.
Tom iyice depresifti.
- Tom was thoroughly depressed.
Onlar yağmurda tamamen ıslandılar.
- They got thoroughly wet in the rain.
Tom'u tamamen kontrol ettim.
- I checked Tom thoroughly.
He went out in the rain and came back thoroughly drenched.