Sağ tarafı New York'ta iken, Tom'un evinin sol tarafı Connecticut'tadır.
- The left side of Tom's home is in Connecticut, while the right side is in New York.
Acelesi olmayan insanlar yürüyen merdivenin sağ tarafında durur.
- The people who are not in a hurry stand on the right side of the escalator.
En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.
- The rightmost lane is now under construction.
Yolun sağ çatalına gittim.
- I took the right fork of the road.
Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
- Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.
Bana doğru saati söyle, lütfen.
- Tell me the right time, please.
... misuse, the right of surveillance, and so forth, ...
... laws and so forth respect the right of privacy, the right of ...