Dokuzda gelebilir misin?
- Can you come at nine?
Uçak tam olarak dokuzda vardı.
- The plane arrived exactly at nine.
Saat sabah dokuzu çeyrek geçiyor.
- It's a quarter after nine in the morning.
Saat dokuzu çeyrek geçiyor.
- It's a quarter past nine.
A cat has nine lives.
They guaranteed that our Web site would have 99.99% uptime, or four nines.
I'll give grandma a shirt for Christmas.
- Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
Do you remember the first name of your grandmother? - No, I just always called her granny.
- Büyükannenin ilk adını hatırlıyor musun? - Hayır, ona her zaman sadece nine derdim.
I'll give grandma a shirt for Christmas.
- Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
That little house looks just like the little house my grandmother lived in when she was a little girl, on a hill covered with daisies and apple trees growing around.
- Şu küçük ev, küçük bir kızken ninemin yaşadığı, papatyalarla kaplı ve etrafında elma ağaçları olan bir tepede bulunan küçük eve çok benziyor.
My grandmother posted the letter this morning.
- Ninem bu sabah mektubu yolladı.
That little house looks just like the little house my grandmother lived in when she was a little girl, on a hill covered with daisies and apple trees growing around.
- Şu küçük ev, küçük bir kızken ninemin yaşadığı, papatyalarla kaplı ve etrafında elma ağaçları olan bir tepede bulunan küçük eve çok benziyor.
... construction began in twelve twenty nine ...
... by nine a minute-and-a-half many air ticket for the with ...