Bir şey özlemiyor musun?
- Aren't you missing something?
Herhangi birini özlemiyor musun?
- Aren't you missing anyone?
Tom Mary'nin eksik olduğunu bildirdi.
- Tom reported Mary missing.
Benim çantalardan biri eksik.
- One of my bags is missing.
Dün bavulumu bagaj odasına koydum ama şimdi kayıp gibi görünüyor.
- I put my suitcase in the baggage room yesterday, but now it seems to be missing.
Babanın kayıp olduğunu bildirdin mi?
- Have you reported that your father is missing?
Sonunda kaybolan erkek kardeşini buldu.
- He found his missing brother at last.
Bir şey özlemiyor musun?
- Aren't you missing something?
Herhangi birini özlemiyor musun?
- Aren't you missing anyone?
Bir tek kelime kaçırmadan büyük bir dikkatle dinledik.
- We listened with great care, not missing a single word.
Treni kaçırmamızla ilgili herhangi bir ihtimal olmasını istemiyorum.
- I don't want there to be any chance of our missing the train.
Bu dramada bir şey eksik.O gerçek derinliği olmayan basit ikaz edici bir masal.
- This drama is missing something. All it is is a simple cautionary tale with no real depth.
... There's one piece missing, and that one piece that's missing is called the Higgs Boson. ...
... three things missing. ...