Birçoğu okuyamıyordu ya da yazamıyordu.
- Most were unable to read or write.
Çok sayıda misafir vardı-onlardan çoğu bizim öğretmenin sınıf arkadaşları ve arkadaşlarıydı.
- There were many guests - most of them were our teacher's classmates and friends.
Futbol, dünyada en çok bilinen spordur.
- Football is the most known sport in the world.
Bu adadaki pek çok yılan zararsızdır.
- Most snakes on this island are harmless.
Uzaktan bakıldığında pek çok şey hoş görünecektir.
- If you look from afar, most things will look nice.
Çoğu takımyıldızı adlarını verdikleri yaratıklara ve karakterlere benzemez.
- Most constellations don't really resemble the creatures or characters they are named after.
Onlar çoğunlukta olduğuna inanıyordu.
- They believed they were in the majority.
Protestanlar çoğunlukta idi.
- Protestants were in the majority.
Most of them are decent people.
- The majority of them are decent people.
... lt is the majority of our calorie intake. ...
... with the vast majority of medium-sized and smaller banks in this country. That's not ...