Oraya nasıl gideceğimi söyleyebilir misin?
- Could you tell me how to get there?
Bu yol sizi oraya götürür.
- This road leads you there.
Onlar orada garip bir hayvan gördü.
- They saw a strange animal there.
O, kahvaltısını sık sık orada yer.
- He often eats breakfast there.
Parkta kuşlar burada şurada ötüyorlar.
- Birds are singing here and there in the park.
Şurada gazete okuyan adam benim dayım.
- The man reading a paper over there is my uncle.
O yerde birçok insan kalıntısı vardı.
- There were a lot of human remains in that place.
Masanın üzerinde bir kedi var.
- There's a cat on the table.
Evimin arkasında bir kilise var.
- There is a church at the back of my house.
Burası çok değişmedi.
- This place hasn't changed much.
Burası o kadar kötü bir yer değil.
- This place isn't so bad.
O konuda Tom'un yapabileceği hiçbir şey yok.
- There's nothing that Tom can do about that.
O konuda hiçbir şüphe yok.
- There's no doubt about it.
O, oradaki kuleyi işaret etti.
- He pointed to the tower over there.
O, oradaki erkek çocuktan daha yaşlıdır.
- He is older than the boy who is over there.
Bu işte bir bit yeniği var.
- There's something fishy going on.
İşten sonra bir parti var.
- There's a party after work.
Yarın Kaşgar'a ya da oralarda bir yere varabilirim.
- I might arrive in Kashgar or somewhere thereabouts tomorrow.
Oralarda bir yerde bir çay molası verelim.
- Let's have a tea break somewhere around there.
Bunu bana yanıtla. Onu orada gördün mü?
- Answer me this. Did you see her there?
Orada birini gördün mü?
- Did you see anybody there?
Unzen dağı öylesine güzel bir yer ki birçok insan orayı ziyaret eder.
- Mt. Unzen is such a nice place that many people visit there.
En az elli bin kişi orayı ziyaret etti.
- No fewer than fifty thousand people visited there.
Biz o yere hiç gitmedik.
- We've never been to that place.
Hiçbir terbiyeli insan o yere gitmez.
- No decent people go to that place.
... future so that once we make this reform, we're not back in the same place in just a few years. ...
... you, hey, this is a place you can go. ...