I think it is a mere coincidence.
- Sanırım o sadece bir tesadüf.
I wonder if it really was a coincidence.
- Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum.
It happened that I saw my teacher at the station.
- Tesadüfen istasyonda öğretmenimi gördüm.
It happened that I saw her on the bus.
- Tesadüfen onu otobüste gördüm.
I met her by accident.
- Tesadüfen onunla karşılaştım.
I only found out about it purely by accident.
- Ben onun hakkında tamamen tesadüfen öğrendim.
The question is whether Tom was planning to meet Mary or just met her by chance.
- Sorun Tom'un Mary ile karşılaşmayı planladığı mı yoksa tesadüfen karşılaştığı mıdır.
I chanced on a beautiful girl.
- Tesadüfen güzel bir kıza rastladım.
I thought it was a fluke.
- Ben onun bir tesadüf olduğunu düşündüm.
Maybe it was just a fluke.
- Belki de bu sadece bir tesadüftü.