I wonder if it really was a coincidence.
- Gerçekten bir tesadüf olup olmadığını merak ediyorum.
I think it is a mere coincidence.
- Sanırım o sadece bir tesadüf.
By chance, I met your brother on the street.
- Tesadüfen, caddede senin erkek kardeşine rastladım.
I chanced on a beautiful girl.
- Tesadüfen güzel bir kıza rastladım.
I only found out about it purely by accident.
- Ben onun hakkında tamamen tesadüfen öğrendim.
It was pure accident that I came to know her.
- Onu tanımam tamamen tesadüftü.
It happened that I saw my friend walking in the distance.
- Tesadüfen arkadaşımın uzakta yürüdüğünü gördüm.
It happened that I saw her on the bus.
- Tesadüfen onu otobüste gördüm.
Maybe it was just a fluke.
- Belki de bu sadece bir tesadüftü.
I thought it was a fluke.
- Ben onun bir tesadüf olduğunu düşündüm.