Oh, son derece üzgünüm.
- Oh, I'm terribly sorry.
Çorba son derece sıcak.
- The soup is terribly hot.
Fadıl bir şeylerin çok yanlış olduğunu biliyordu.
- Fadil knew that something was terribly wrong.
Çok üşüyorum. Sanırım nezle olacağım.
- It's terribly cold. I think I'm going to catch a cold.
Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...
- Serbian trains are terribly slow.
Bundan korkunç bir şekilde utanıyorum.
- I'm terribly ashamed of this.
Tom'a berbat bir şekilde muamele edilmişti.
- Tom was treated terribly.
Benim yavru köpeğim öldü ve ben berbat bir şekilde üzgünüm.
- My puppy died, and I'm terribly upset.
Aşırı derecede pahalı.
- It's terribly expensive.
Bu hafta her ikimiz için de aşırı yoğundu.
- This week has been terribly busy for both of us.
Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...
- Serbian trains are terribly slow.
Dün hava korkunç derecede soğuktu.
- It was terribly cold yesterday.
Ken korkunç bir soğuk algınlığı olmuş gibi görünüyor.
- Ken seems to have a terrible cold.
Bu gerçekten korkunç.
- This is really terrible.
Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.
- I feel terrible, but I've just broken your ashtray.
Berbat bir deneyim yaşadım.
- I had a terrible experience.
Sanırım Tom'a çok kötü bir şey oldu.
- I think something terrible has happened to Tom.
O zaman çok kötü görünüyordu.
- She looked terrible at that time.
Tom müthiş göründüğümü söyledi.
- Tom said I looked terrible.
Tom müthiş bir koçtu.
- Tom was a terrible coach.
Bu yol dehşet verici.
- This road is terrible.
Sigara içmek sağlığınız için çok kötüdür.
- Smoking is terrible for your health.
Sanırım Tom'a çok kötü bir şey oldu.
- I think something terrible has happened to Tom.
The lion roared terribly.
She even signed up for karaoke, although she sang terribly.
He's terribly busy and you really shouldn't bother him.
The witch gave him a terrible curse.
and there was even a party of the younger men who pretended to admire him, calling him a true sea-dog, and real old salt, and such-like names, and saying there was the sort of man that made England terrible at sea.
Whatever he thinks, he is a terrible driver.
The food was terrible, but it was free.
... about it, we, most of us, can’t distinguish in a terribly sharp way what happened between ...
... systems, credit scores don't work terribly well. ...