When I called on him, he was talking on the phone.
- Onu çağırdığım zaman telefonla konuşuyordu.
She called him on the phone.
- O, onu telefonla aradı.
None of the telephones are working.
- Telefonlardan hiçbiri çalışmıyor.
He sent me the message by telephone.
- Mesajı bana telefonla gönderdi.
Where is the nearest telephone?
- En yakın telefon nerede?
He asked for my permission to use the telephone.
- Telefonu kullanabilmek için benden izin istedi.
Does she know your phone number?
- Telefon numaranı biliyor mu?
You should turn off your cell phone.
- Cep telefonunu kapatmalısın.
My boss called me down for making private calls on the office phone.
- Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.
I need to make a telephone call.
- Benim bir telefon konuşması yapmam gerekiyor.
Has Lucy telephoned yet?
- Lucy henüz telefon etti mi?
I was leaving home when Tom telephoned me.
- Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.