All is completed with this.
- Hepsi bununla tamamlandı.
Let's complete this picture quickly.
- Çabucak bu resmi tamamlayalım.
I'm not completing your assignments.
- Ben senin ödevlerini tamamlamıyorum.
He had a share in completing the job.
- O, işi tamamlamada pay sahibi oldu.
After months of negotiations, the peace treaty was completed.
- Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.
I completed the university course comfortably.
- Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım.
I have to complete it as soon as possible.
- En kısa sürede onu tamamlamak zorundayım.
The project will require 2000 man-hours to complete.
- Proje tamamlamak için 2000 adam-sat gerektiriyor.
Tom is always sleeping in class. It almost seems like he goes to school just to catch up on his sleep.
- Tom her zaman sınıfta uyuyor. Neredeyse o sadece uykusunu tamamlamak için okula gidiyor gibi görünüyor.
You didn't give Tom enough time to finish.
- Tom'a tamamlamak için yeterli zaman vermedin.
It'll take a long time for me to finish this.
- Bunu tamamlamak çok zamanımı alacak.