Eğer onu kolundan yakalamasaydı, göletin içine düşmüş olacaktı.
- She would have fallen into the pond if he had not caught her by the arm.
Gölet üç metre derinliğindedir.
- The pond is 3 meters deep.
Bu otelin bir spor salonu ve bir yüzme havuzu vardır.
- This hotel has a gym and a swimming pool.
Yüzme havuzu halka açık.
- The swimming pool is open to the public.
Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.
- A Japanese garden usually has a pond in it.
Havuz yüzülemiyecek kadar çok sığ.
- The pond is too shallow for swimming.