stets

listen to the pronunciation of stets
Немецкий Язык - Турецкий язык
{şte: ts} hep, her zaman
Английский Язык - Турецкий язык

Определение stets в Английский Язык Турецкий язык словарь

always
hep

O, o günlerde hep içki içiyordu. - He was always drinking in those days.

Ben her zaman kardeşlere sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu hep merak ettim. - I've always wondered what it'd be like to have siblings.

all the time
hep

Anlamıyorum. Niye hep onunla takılıyorsun? - I don't understand. Why do you hang out with her all the time?

Bugün hava harika fakat bu günlerde hep yağmur yağdı. - The weather today is great, but lately it's been raining all the time.

always
her zaman

Her zaman dürüst olmak kolay değildir. - To be always honest is not easy.

Her zaman altıda kalkarım. - I always get up at six.

always
daima

Futbol basit bir oyundur. 22 kişi bir topun peşin koşar ve sonunda da daima Almanlar kazanır. - Football is a simple game. 22 men chase a ball for 90 minutes, and at the end the Germans always win.

Bana daima yardım ettiniz. - You've always helped me.

all the time
her zaman

O, her zaman sessizdi. - He was silent all the time.

O her zaman orada kaldı. - He stayed there all the time.

always
herdem
all the time
ıf.sürece: prep.her zaman
all the time
boyuna
all the time
sürekli

Tom, onlar ilkokuldayken, sürekli Mary'ye sataşırdı. - Tom used to pick on Mary all the time when they were in elementary school.

Sürekli burnumu temizlemek zorundayım. - I have to blow my nose all the time.

always
hemişe
always
sonuna dek
always
durmadan
24/7
Yedi gün, yirmidört saat
24/7
24 / 7
always
tekrar tekrar
always
defalarca
always
boyuna
stets

    Этимология

    [ 'stet ] (transitive verb.) 1755. Latin, let it stand, from stare to stand; more at STAND.
Избранное