Fred annemi gittiği her yerde takip etti.
- Fred followed my mother wherever she went.
Avcı ayının izlerini takip etti.
- The hunter followed the bear's tracks.
Sigara içmekten vazgeçtim.
- I've given up smoking.
Et yemekten vazgeçtim.
- I've given up eating meat.
Onun istifa ettiğine dair bir söylenti var.
- There is a rumor that he has resigned.
O kötü sağlık gerekçesiyle istifa etti.
- He resigned on the grounds of ill health.
Tom kaderini boyun eğmiş bir şekilde kabullendi.
- Tom has resignedly accepted his fate.
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.
- The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Yeni bir zorluk ortaya çıktı.
- A new difficulty has arisen.