seviyorum

listen to the pronunciation of seviyorum
Турецкий язык - Английский Язык
i love you

I love you more than him. - Seni ondan daha çok seviyorum.

I love you more than her. - Seni ondan daha çok seviyorum.

seni hala seviyorum
i still love you
seni çok seviyorum
i love you very much
seni çok seviyorum
i love you so much
seni cok seviyorum
i love you a lot
seni cok seviyorum
i love you soo much
seni seviyorum
I love you

You're ugly... but I love you. - Çirkinsin ama seni seviyorum.

I love you the best of all. - Hepsinin içinde en çok seni seviyorum.

seni dünyalar kadar seviyorum
i love you whole world
seni seviyorum sevgilim
i love you my darling
sev
{f} love

I'm sorry, I love you. - Üzgünüm, seni seviyorum.

I no longer love you. - Artık seni sevmiyorum.

sev
{f} loved

Art is loved by everybody. - Sanat herkes tarafından sevilir.

She is loved by everyone. - O herkes tarafından sevilir.

kendimi seviyorum
i love me
sev
{f} loving

It is pleasant to watch a loving old couple. - Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.

I can't imagine loving anybody as much as Tom seems to love Mary. - Tom'un Mary'yi seviyor göründüğü kadar çok birini sevmeyi düşünemiyorum.

abimi seviyorum
i love my brother
aşkım seni seviyorum
my dear i love you
aşkım seni seviyorum
my love i love you
ben de seni seviyorum canım
i love you too honey
avlanmayı seviyorum
I am interested in hunting
balık tutmayı seviyorum
I am interested in fishing
sev
relish
Курдский Язык - Турецкий язык

Определение seviyorum в Курдский Язык Турецкий язык словарь

sêv
elma