Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
- I didn't feel like scolding her for being late.
Tom Mary'yi azarlamak için kendini ikna edemedi.
- Tom couldn't bring himself to scold Mary.
Tembel olduğum için annem tarafından azarlandım.
- I was scolded by my mother for being lazy.
O, tembel olduğum için beni azarladı.
- He scolded me for being lazy.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
- I didn't feel like scolding her for being late.
Tom Mary'yi azarlıyor.
- Tom is scolding Mary.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
- I didn't feel like scolding her for being late.
O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum.
- When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.
- I didn't feel like scolding her for being late.
O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum.
- When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.
A week elapsed before she could see Elizabeth without scolding her —.