Ben çocukken, komşuları korkutmak için bir evcil kahverengi ayım olsun istedim.
- When I was little, I wanted to have a pet brown bear to scare my neighbors.
Seni korkutmak istemedim.
- I didn't mean to scare you.
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.
- The scar on his cheek hardly shows now.
Yara izini herhangi birine hiç gösterdin mi?
- Have you ever shown your scar to someone?
Tom'un alnında Mary onu son gördüğünden beri yeni bir yara vardı.
- Tom had a new scar on his forehead since the last time Mary had seen him.
Bazı yara izleri olabilir.
- There may be some scars.
O orada bir yerde yalnız ve korkmuş.
- She's out there somewhere alone and scared.
Yerliler buradan korkuyorlar.
- The natives are scared of this place.
Trajedi zihnimde bir yara izi bıraktı.
- The tragedy left a scar on my mind.
Tom kesinlikle ürküyor.
- Tom is certainly scared.
1920 yazına doğru Kızıl Panik bitmişti.
- By the summer of 1920, the Red Scare was over.
Tom korkmaktan çok şaşırdı.
- Tom was too surprised to be scared.
Korkmak için hiçbir neden yok.
- There's no reason to be scared.
Tom'u en çok korkutan şey tekrar yürüyemeyeceği düşüncesiydi.
- What scared Tom the most was the thought that he might not be able to walk again.
Ben çocukken, komşuları korkutmak için bir evcil kahverengi ayım olsun istedim.
- When I was little, I wanted to have a pet brown bear to scare my neighbors.
Yara izini herhangi birine hiç gösterdin mi?
- Have you ever shown your scar to someone?
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.
- The scar on his cheek hardly shows now.
Gerçeği söylemek gerekirse. Ben yükseklikten korkuyorum, Sen bir korkaksın!
- To tell you the truth, I am scared of heights. You are a coward!
Hepimizin korkudan ödü patladı.
- We were all scared shitless.
Did that scare you when I said Boo!?.
... So they're going through a financial crisis that is scaring ...