I love her because she is patient.
- Sabırlı olduğu için onu seviyorum.
She is very thoughtful and patient.
- O çok düşünceli ve sabırlı.
You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
- Birazcık daha sabırlı olsaydın yapbozu bitirebilirdin.
Have patience with a friend rather than lose him forever.
- Onu sonsuza kadar kaybetmek yerine, bir arkadaşına karşı sabırlı ol.
You could have solved this puzzle with a little more patience.
- Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.
The work calls for patience.
- Bu iş sabır gerektirir.
My advice is to be patient.
- Benim tavsiyem sabırlı olmaktır.
We just have to be patient.
- Sadece sabırlı olmak zorundayız.