O, iş için kalifiye değil.
- He is not qualified for the job.
Bir İngilizce öğretmeni olarak kalifiyedir.
- He is qualified as an English teacher.
Onun bu görev için nitelikli olması en az iki yılını alacak.
- It will take her at least two years to be qualified for that post.
Tom bir kalp cerrahı olmak için niteliklidir.
- Tom is qualified to be a heart surgeon.
Daha vasıflı olduğumu düşünmüyor musun?
- Don't you think I'm more qualified?
Bunu yapmak için vasıflı tek kişiyim.
- I'm the only one qualified to do this.
Tom işin ehli görünüyordu.
- Tom seemed competent.
Ofis işin ehli insanlarla dolu.
- The office is full of competent people.
Yetkili liderlere ihtiyacımız var.
- We need competent leaders.
Yeni garson çok daha yetkili olmalıdır.
- The new waiter should be much more competent.
Guatemala bir defasında muz cumhuriyeti olarak nitelendirilmişti.
- Guatemala was once qualified as a banana republic.
O bir doktor olarak nitelendirilir.
- He is qualified as a doctor.
Guatemala bir defasında muz cumhuriyeti olarak nitelendirilmişti.
- Guatemala was once qualified as a banana republic.
Biz son derece ustayız.
- We are extremely competent.
O ünlü bir şair ve yetenekli bir diplomattı.
- He was a famous poet and a competent diplomat.
Tom oldukça yetenekli.
- Tom is quite competent.
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?
- How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
he balmes and herbes thereto applyde, / And euermore with mighty spels them charmd, / That in short space he has them qualifyde, / And him restor'd to health, that would haue algates dyde.
... there are big penalties. Except they didn't ever go on to define what a qualified mortgage ...
... MR. ROMNEY: ' have qualified mortgages, and if you give a mortgage that's not qualified, ...