İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.
- People are protesting against nuclear weapons.
O, protesto etmek için ağzını açmadı.
- He didn't open his mouth to protest.
Bütün öğrenciler savaşı protesto ettiler.
- All the students protested against the war.
O, protesto etmek için ağzını açmadı.
- He didn't open his mouth to protest.
Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
- The protesters burnt down the synagogue.
Polis, göstericilere birçok göz yaşartıcı bomba attı.
- The police threw many tear-gas grenades at the protesters.
İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu.
- He submitted his resignation in protest of the company's policy.
O, protesto etmek için ağzını açmadı.
- He didn't open his mouth to protest.
Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.
- He said the South had good reason to protest.
Temyize gitmemeye karar verdim.
- I've decided not to appeal.
Mahkeme kararını temyiz ettiler.
- They appealed the court's decision.
Bence o gerçekten albenilidir.
- I think that's really appealing.
Protestocuların üçü yaralandı.
- Three of the protesters were wounded.
Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.
- The president ignored the protesters outside his office.
Bu protestolar CIA tarafından planlanmıştır.
- These protests are engineered by the CIA.
2020 yılında, tüm kamu kurumlarında Almanca kullanımı nüfusun bir kısmında kitlesel protestolara rağmen, İngilizce lehine kaldırılmıştır.
- In 2020, the use of German in all public institutions was abolished in favor of English, despite massive protests on the part of the population.
Tom yardım için bize başvurdu.
- Tom appealed to us for help.
Onlar yardım için bize başvurdular.
- They appealed to us for help.
Birçok Amerikalı Alaska'nın satın alınmasını protesto ettiler.
- Many Americans protested the purchase of Alaska.
Onun subaylarından bazıları protesto etti.
- Some of his officers protested.
Protestanlar azizleri kutsal saymazlar.
- Protestants don't venerate saints.
Siz bir protestan mısınız?
- Are you a Protestant?
Göstericilerle polis arasında şiddetli çatışmalar patlak verdi.
- Violent clashes broke out between the protesters and the police.
Göstericiler sinagogu ateşe verdiler.
- The protesters burnt down the synagogue.
O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu.
- He probably meant that people go to demonstrations just to show up instead of actually protesting.
Neden onlar protesto ediyor?
- Why are they protesting?
I protest my innocence.
They protested the demolition of the school.
The public took to the streets to protest over the planned change to the law.
In all Penelope's devotion to her husband there is an ever present sense that the lady doth protest too much.
I'm washing-up under protest because it's not my turn.
... You must call, you must not stop, you must protest ...