paylaştırma

listen to the pronunciation of paylaştırma
Турецкий язык - Английский Язык
allocation
sharing out
apportionment
(Hukuk) disbursement
split up
allotment
{i} partitioning
(Bilgisayar) partition
division
apportion
paylaştırmak
allot
paylaştırmak
split up
paylaştırmak
{f} apportion
paylaştırmak
allocate
paylaştırmak
{f} distribute
paylaştırmak
deal
isteme göre paylaştırma
(Bilgisayar) demand assignment
paylaştırmak
deal something out
paylaştırmak
{f} split
paylaştırmak
divide
paylaştırmak
portion
paylaştırmak
portion something out
paylaş
{f} shared

Personal life of Larry Ewing was shared in a website. - Bir web sayfasında, Larry Ewing'in özel hayatı paylaşıldı.

I shared my room with sysko. - Ben odamı sysko ile paylaştım.

paylaş
divvy up
paylaş
{f} sharing

What happened to the girl you were sharing the bedroom with? - Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?

I'm sharing my flat with my brother. - Apartman dairemi erkek kardeşimle paylaşıyorum.

paylaş
{f} share

Eleanor though the daughter of a king and brought up in the greatest luxury determined to share misfortune with her husband. - Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.

Dorenda really is a nice girl. She shares her cookies with me. - Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.

paylaştırmak
portion out
paylaştırmak
share
paylaştırmak
carve up
paylaştırmak
carve
farkı paylaştırma
splitting
hepsini paylaştırma
(Bilgisayar) unshare all
müşterek rehberlik, paylaştırma ve hedefleme
(Askeri) joint guidance, apportionment, and targeting
paylaştırmak
share out
paylaştırmak
to portion sth out, to carve sth up, to deal sth out, to share, to divide, to apportion
paylaştırmak
to divide and distribute (something) in shares among (two or more people); to see that (something) is divided and distributed in shares among (two or more people)
paylaştırmak
sever
paylaştırmak
serve out
paylaştırmak
(Hukuk) to distribute
paylaştırmak
mete out
rehberlik, paylaştırma ve hedefleme kurulu
(Askeri) guidance, apportionment, and targeting board
Турецкий язык - Турецкий язык
Paylaştırmak işi
Paylaştırmak
parselletmek
paylaştırmak
Herkese kendi payına düşeni aldırmak veya vermek