The brothers never behaved in class when they were together, so we had to split them up for the exam.
The soldiers split up into smaller squadrons to to search the building.
I shared my room with sysko.
- Ben odamı sysko ile paylaştım.
The children shared a pizza after school.
- Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.
We're sharing your work.
- Biz işini paylaşıyoruz.
I'm sharing my flat with my brother.
- Apartman dairemi erkek kardeşimle paylaşıyorum.
Eleanor though the daughter of a king and brought up in the greatest luxury determined to share misfortune with her husband.
- Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.
The children shared a pizza after school.
- Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.