John tabloyu sahiplendi.
- John laid claim to the painting.
Bunlar kimin tabloları?
- Whose paintings are these?
Duvarda birçok resim vardır.
- There are many paintings on the wall.
Bu kendi yaptığım bir resimdir.
- This is a picture of my own painting.
Bu yağlı boyayı kim yarattı?
- Who created this oil painting?
Ünlü yağlı boya resim açık artırmada 2 milyon dolara satıldı.
- The famous oil painting was sold at the auction for 2 million dollars.
Tom sabahı tavanı boyayarak geçirdi.
- Tom spent the morning painting the ceiling.
Tom ve arkadaşları öğleden sonrayı ahırı boyayarak geçirdi.
- Tom and his friends spent the afternoon painting the barn.
Ressamlık onun hayatının büyük aşkıydı.
- Painting was the great love of his life.
O, ressamlık için yeteneklidir.
- He has an aptitude for painting.
Evimizi boyamak beklediğimizden daha uzun sürdü.
- Painting our house took longer than we expected.
Sanırım Tom geçen yaz ahırı boyamaya zaman ayırmadı.
- I guess Tom didn't get around to painting the barn last summer.
O, resim sanatını mükemmelliğe taşıdı.
- He brought the art of painting to perfection.
İş resim sanatına gelince tam bir amatörüm, ama bu tabloyu gerçekten beğeniyorum.
- I'm just an amateur when it comes to art, but I really like this painting.
Tom ofislerimizi boyamak için renk seçti.
- Tom chose the color to paint our offices.
Mutfağı boyamak için bir renk seçmenin bu kadar zor olduğunu asla düşünmemiştim.
- I never thought it'd be this hard to choose a color to paint the kitchen.
Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
- The paint on the seat on which you are sitting is still wet.
Neden bankı kırmızıya boyadın?
- Why did you paint the bench red?
Sana makyaj yapmamı ister misin?
- Do you want me to paint you?
O, karısına makyaj yaptırdı.
- He had his wife painted.
Karakalem çizimi yağlıboyadan daha kolay, ama ikisi de düşündüğümden daha zor.
- Charcoal drawing is easier than oil painting, but both are harder than I thought.
Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.
- Tom's bicycle was blue before he painted it red.
Yeni bir palet ve birkaç boyama fırçası aldım.
- I've bought a new palette and a few paint brushes.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.
- Artists historically have been exposed to toxic substances such as lead paint.
Suluboya ile resim yapmaktan hoşlanıyorum.
- I like to paint with water colors.
Resim yapmak için zamanım bile yoktu!
- I didn't even have time to paint!
The Mona Lisa is one of the most famous paintings.
Artistic painting often takes longer then utilitarian house - etc. painting.
Some artists excel in both painting and sculpture, like Michelangelo.
I am running low on paint for my marker.
The Nimrods are strong on the outside, but not very good in the paint.
Sent to a minimized window when the icon's background must be filled before it is painted.
If using a paint package, you must specify the color before you draw the line or shape.
... that we are gonna create a sonnet like Shakespeare did or a painting like Picasso did. But ...
... rather like the great story about Mark Twain painting the fence in persuading ...