Tom'un evinin içindeki piyano uyumsuz.
- The piano in Tom's house is out of tune.
O uyumsuz şarkı söylüyor.
- She sings out of tune.
Tom sık sık akortsuz şarkı söyler.
- Tom often sings out of tune.
Piyano akortsuzdu; çok kötü ses veriyordu.
- The piano was out of tune; it sounded very bad.
Ahenksiz şarkı söylesen bile, bize katıl.
- Even if you sing out of tune, join us.
Valiz kirli çamaşırlardan başka bir şey içermiyordu.
- The suitcase contained nothing but dirty clothes.
Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.
- The floor was strewn with party favors: torn noisemakers, crumpled party hats, and dirty Power Ranger plates.
Tom, Mary'ye pis pis baktı.
- Tom gave Mary a dirty look.
O pis ellerini benden uzak tut!
- Keep your dirty hands off me!
Tom kirlenmekten korkmuyor.
- Tom isn't afraid to get dirty.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları asla anlatmam.
- I know some dirty jokes, but I never tell them.
Bazı edepsiz fıkralar biliyorum ama onları anlatmam.
- I know some dirty jokes, but I don't tell them.
Çocuklara bile iğrenç fıkralar anlatır.
- He tells dirty jokes even to children.
İğrenç şakalardan hoşlanmıyorum.
- I don't like dirty jokes.
The violins go out of tune in damp weather.
You need to tune that guitar, the g string sounds dirty.