out of the limits of; out of reach of; beyond

listen to the pronunciation of out of the limits of; out of reach of; beyond
Английский Язык - Турецкий язык

Определение out of the limits of; out of reach of; beyond в Английский Язык Турецкий язык словарь

without
olmadan

Elektrik ve su olmadan hayat olmaz. - There is no life without electricity and water.

Sebep olmadan asla kızgın olmam. - I'm never angry without reason.

without
{e} 1. -siz: You can't live without money. Parasız yaşanmaz. He won't go without her. Onsuz gitmez. It's merely sound without sense. Sadece
without
olmaksızın

Dan'in idam cezası şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapse çevrildi. - Dan's death sentence was commuted to life in prison without parole.

Herhangi birinin yardımı olmaksızın onu yapabileceğimi düşündüm. - I thought I could do it without anybody's help.

without
haricen
without
-medeti
without
o olmadan

Biz o olmadan gitmek zorunda kalabiliriz. - We may have to go without her.

O olmadan bunu yapamayız. - We can't do this without her.

without
onsuz

Onsuz yaşamayı öğrendim. - I learned to live without her.

Tom Mary'nin onsuz yaşayabileceğini sanmıyor. - Tom doesn't think Mary can live without him.

without
times without numbe
without
(bağlaç) medikçe, meksizin
without
-siz: You can't live without money. Parasız yaşanmaz. He won't go without her. Onsuz gitmez. It's merely sound without sense. Sadece
without
{e} siz

Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam. - I'd never borrow anything of yours without asking first.

Tom sizin izniniz olmadan gitmedi. - Tom wouldn't leave without your permission.

without
gayri ihtiyari
without
without thinking düşünmeden
without
without taxes vergiler hariç
without
conj. medikçe
without
dışarıda

Dışarıda hava çok soğuk, ceketsiz üşüteceksin. - It is very cold outside. You'll catch a cold without a coat.

without
edat
without
meksizin
without
{e} meden
Английский Язык - Английский Язык
without