O, tam uyumak üzereydi.
- He was just on the verge of going to sleep.
Tom Mary'nin ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.
- Tom could see that Mary was on the verge of crying.
Birçok böcek türleri yok olmanın eşiğindedir.
- Many species of insects are on the verge of extinction.
Tom açlığın eşiğindeydi.
- Tom was on the verge of starvation.