Even if the villages of this region have been destroyed, their names will never be erased from history.
- Bu bölgenin köyleri yok edilmiş olsa bile isimleri tarihten asla silinmeyecektir.
Even if he is busy, he will come.
- O, meşgul olsa bile gelecek.
The boy's expression showed his disappointment, but even so he looked up at our faces with a glimmer of hope.
- Çocuğun ifadesi hayal kırıklığını gösterdi, ama öyle olsa bile o umut ışığı ile yüzümüze baktı.
Even so, the Earth moves!
- Öyle olsa bile, Dünya hareket ediyor!
Even though Tom is on the team, he's just a bench warmer.
- Tom takımda olsa bile, o sadece yedek kulübesinde bekler.
Tom continued reading the newspaper even though the burglar alarm had gone off.
- Tom, hırsız alarmı çalmaya başlamış olsa bile gazete okumaya devam etti.