O, zorunluluklarından dolayı artık gelemeyecek.
- He won't be able to come anymore due to his obligations.
Bir insanın yaşama hakkı varsa, aynı zamanda ölme hakkı da olmalı. Eğer yoksa; o zaman yaşamak bir hak değil, zorunluluktur.
- If one has the right to live, then one should also have the right to die. If not, then living is not a right, but an obligation.
Have to zorunluluk ifade etmek için kullanılır.
- Have to is used to express obligation.
O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.
- He didn't fulfill his obligations.
Ben sadece benim toplumsal yükümlülüklerimi yerine getirmek için partiye gittim.
- I only went to the party to fulfill my societal obligations.
O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.
- He didn't fulfill his obligations.
Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.
- I can no longer fulfill my obligations.
... the Iranian government to live up to its own international obligations, and if they do ...
... because Iran has refused to live up to their obligations. It has nothing to do with the ...