Where do you think all the money goes?
- Bütün paranın nereye gittiğini sanıyorsun?
Do you know where your dad went?
- Babanın nereye gittiğini biliyor musun?
He gets lost wherever he goes.
- O nereye giderse kaybolur.
There are roads and freeways wherever you go in America.
- Amerika'da nereye giderseniz gidin, yollar ve otoyollar vardır.
What place do you want to go to?
- Nereye gitmek istersin?
How far do I have to go?
- Nereye kadar gitmek zorundayız?
How far are you willing to take this?
- Bunu nereye kadar götürmeye isteklisin?
Where do you want to sit?
- Nerede oturmak istiyorsun?
Please tell me where you will live.
- Lütfen bana nerede yaşayacağını söyle.
What part of Australia do you come from?
- Avusturalya'nın neresindensin?
What part of Boston does Tom live in?
- Tom Boston'un neresinde oturuyor?
The dog followed him wherever he went.
- O her nereye gitse, köpek onu izledi.
I take my camera with me wherever I go.
- Her nereye gitsem kameramı yanımda götürürüm.