The classic mola is pure applique and is distinguished by alternating bands of color.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
I slept a little during lunch break because I was so tired.
- Çok yorgun olduğum için öğle yemeği molası sırasında biraz uyudum.
The train made a brief stop.
- Tren kısa bir mola verdi.
I stopped off at Osaka on my way to Tokyo.
- Tokyo'ya giderken Osaka'da mola verdim.
We had a layover in Boston.
- Boston'da bir molamız vardı.
Are you sure you don't want to take a break?
- Mola vermek istemediğinden emin misin?
Do you want to take a break?
- Bir mola vermek ister misin?
Are you sure you don't want to take a break?
- Mola vermek istemediğinden emin misin?
Would you like to take a break?
- Mola vermek ister misin?
Let's take a breather.
- Hadi bir mola verelim.
Let's have some coffee during recess.
- Mola sırasında biraz kahve içelim.
We have an hour's recess for lunch from twelve to one.
- Bizim on ikiden bire kadar öğle yemeği için bir saatlik bir molamız var.
We'll chat some more during intermission.
- Biz mola sırasında biraz daha sohbet edeceğiz.
I went to the restroom during the intermission.
- Molada tuvalete gittim.
We had a stopover in Boston.
- Boston'da bir molamız vardı.
We had a stopover in Chicago.
- Şikago'da bir molamız vardı.