Bu beni çileden çıkarıyor.
- Das macht mich verrückt.
Beni aptal mı sanıyorsun?
- Hältst du mich für einen Idioten?
Kendimi kötü hissediyorum.
- Ich fühle mich schlecht.
Kendimi İngilizce olarak ifade edebildim.
- Ich konnte mich auf Englisch verständigen.
Onu duyduğuma memnun oldum.
- Es freut mich sehr, das zu hören.
Kendimi kendi tanrım olarak görüyorum.
- I perceive myself as my own god.
Kendimi tanıtabilir miyim?
- May I introduce myself, my name is Lucas.
Bunu bizzat halletmeliyim.
- I have to deal with this myself.
Tom'u bizzat görmeye gideceğim.
- I'll go and see Tom myself.
Kendi kendime Bu iyi bir fikir. dedim.
- I said to myself, That's a good idea.
Bir Noel hediyesi olarak kendime bu çok hızlı patlamış mısır makinesini aldım.
- I bought myself this superfast popcorn machine as a Christmas present.
Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
- For myself, I would like to take part in the game.
Ben onun hikayesine inanamıyorum.
- I can't bring myself to trust his story.
Kendimi tanıtabilir miyim?
- May I introduce myself?
Mutsuz oldum fakat kendimi öldürmedim.
- I'd be unhappy, but I wouldn't kill myself.
But, soft! Methinks I scent the morning air; brief let me be.
- Doch still, mich dünkt, ich wittre Morgenluft: kurz lass mich sein.