Victor Hugo's house is in Vosges Square in Paris.
- Victor Hugo'nun evi Paris'teki Vosges meydanındadır.
We went for a walk in the square.
- Meydanda bir yürüyüşe çıktık.
Saint Peter's square, or the Piazza San Pietro, is located in front of St. Peter's Basilica in the Vatican.
- Aziz Petrus meydanı, ya da Piazza San Pietro, Vatikan'daki Aziz Petrus Bazilikasının önünde yer almaktadır.
What horrible events took place? Where are you parents? What happened to your husband?
- Ne kadar korkunç olaylar meydana geldi? Anne baban nerede? Kocana ne oldu?
A traffic accident took place this morning.
- Bu sabah bir trafik kazası meydana geldi.
Everyone in the room was stunned by what happened.
- Odadaki herkes ne meydana geldiğiyle ilgili sersemledi.
The well is in the middle of this plaza.
- Kuyu, bu meydanın ortasındadır.
They defied the laws of the king.
- Onlar kralın yasalarına meydan okudular.
I'm up for the challenge.
- Meydan okumak için hazırım.
I didn't mean to challenge your authority.
- Ben senin otoritene meydan okumak istemedim.
Don't challenge someone who has nothing to lose.
- Kaybedecek bir şeyi olmayan birine meydan okuma.
Tom accepted the challenge.
- Tom meydan okumayı kabul etti.
Confrontations are part of Fadil's everyday life.
- Meydan okumalar Fadıl'ın gündelik hayatının bir parçasıdır.
Tom just kept challenging me.
- Tom bana meydan okumaya devam etti.
I love challenging myself.
- Ben kendime meydan okumayı severim.
His brazen act of defiance almost cost him his life.
- Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
In two moves, Kasparov will check the challenger.
- İki hamlede, Kasparov meydan okuyucu kontrol edecektir.