The official informed Bob that his request for a parking permit had been rejected.
- Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.
The official in charge let me in.
- Sorumlu memur içeri girmeme izin verdi.
There were ten police officers on the spot.
- Noktada on polis memuru vardı.
He became a police officer.
- O bir polis memuru oldu.
Her father is a bank clerk.
- Onun babası bir banka memuru.
She married a bank clerk.
- O bir banka memuru ile evlendi.
I was a public servant.
- Ben bir devlet memuruydum.
These government officials are corrupt.
- Bu devlet memurları rüşvetçidir.
Government officials inspected all factories.
- Devlet memurları bütün fabrikaları denetlediler.
The customs officials examined the boxes.
- Gümrük memurları kutuları inceledi.
Government officials inspected all factories.
- Devlet memurları bütün fabrikaları denetlediler.
I was a public servant.
- Ben bir devlet memuruydum.