The main store of 1000 36-bit words seemed large at the time.
This operation stores the result on the stack.
This building used to be a store for old tires.
There is a flower shop near by.
- Yakınlarda bir çiçek mağazası var.
We had no customers, so we shut the shop early.
- Müşterimiz yoktu, bu yüzden mağazayı erken kapattık.
My mother bought some apples at a fruit store.
- Annem, bir meyve mağazasından biraz elma aldı.
Will you come with me to the store?
- Mağazaya benimle gelecek misin?
We run the store jointly.
- Biz mağazayı birlikte çalıştırıyoruz.
Tom doesn't know what's in store for him.
- Tom onun için mağazada ne olduğunu bilmiyor.
We have a few surprises in store for her.
- Mağazada onun için birkaç sürprizimiz var.