Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

loss of spiritual life

listen to the pronunciation of loss of spiritual life
Английский Язык - Турецкий язык

Определение loss of spiritual life в Английский Язык Турецкий язык словарь

death
ölüm

Ölümden önce hayat var mıdır? - Is there life before death?

Bazen kardiyovasküler hastalığın ilk belirtisi ölümdür. - Sometimes the first symptom of cardiovascular disease is death.

death
{i} ecel
death
deathcup çok zehirli bir çeşit mantar
death
{i} tükeniş
death
{i} ölme

Tom açlıktan ölmeyecek. - Tom isn't going to starve to death.

Teslim olmak zorundaysam, ölmeyi tercih ederim. - If I had to surrender, I'd rather choose death.

death
(Tıp) ölü

Bazen kardiyovasküler hastalığın ilk belirtisi ölümdür. - Sometimes the first symptom of cardiovascular disease is death.

Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir. - You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.

death
son

Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir. - You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.

O, babasının ölümünden sonra işle ilgilendi. - He took care of the business after his father's death.

death
yıkım

Onlar söylenemeyecek miktarda ölüm ve yıkıma neden oldular. - They caused an untold amount of death and destruction.

Savaş kente ölüm ve yıkım getirdi. - The war brought about death and destruction in the city.

death
defin ruhsatı
death
(Tıp) Ölüm. mors, exitus
death
katil
death
deathbed ölüm döşeği
death
öIüm
death
death certificate ölüm ilmuhaberi
death
deathblow öIdürücü darbe
death
death duty veras
death
ölüme sebebiyet veren şey
death
öIme
Английский Язык - Английский Язык
death
loss of spiritual life

    Расстановка переносов

    loss of spir·i·tu·al life

    Турецкое произношение

    lôs ıv spîrîçwıl layf

    Произношение

    /ˈlôs əv ˈspərəʧwəl ˈlīf/ /ˈlɔːs əv ˈspɪrɪʧwəl ˈlaɪf/
Избранное