like that

listen to the pronunciation of like that
Английский Язык - Турецкий язык
o şekilde

Bana o şekilde karşılık verme. - Don't talk back to me like that.

Benimle o şekilde konuşma hakkını sana kim veriyor? - What gives you the right to talk to me like that?

işte böyle
bunun gibi

Bunun gibi bir şey yapmalıyız. - We should make something like that.

Biraz şekerleme ve bunun gibi, ben bir papatya gibi tazeyim. - A little nap and, just like that, I'm as fresh as a daisy.

öyle

Ben asla öyle bir şey duymadım. - I never heard anything like that.

Ben asla öyle bir şey söylemezdim. - I would never say anything like that.

şöyle
böyle

Senin böyle bir şey yapman alışılmadık bir durum. - It's unusual for you to do something like that.

Böyle konuşmak için aptal olmalı. - He must be a fool to talk like that.

like this
işte böyle
like this
böyle

Böyle bir durumun tekrar olacağının olası olmadığını düşünüyorum. - I think it's unlikely that a situation like this one would ever occur again.

Sık sık kendini çalışma odasına kapatır ve böyle şeyler yazar. - He often shuts himself up in the study and writes things like this.

like this
bunun gibi

Bunun gibi bir şeyin olabileceğini her zaman biliyordum. - I've always known something like this might happen.

Hiç bunun gibi bir şey gördün mü? - Have you ever seen anything like this?

like this
bu şekilde

Biz onu bu şekilde bırakamayız. - We can't leave him like this.

İncil bunu bu şekilde yazmıştır. - The Bible has it written like this.

in the same way as that; similar to that
ile aynı şekilde, yani benzer
like this
hoş bu
like us
bizim gibi
like you
senin gibi

senin gibi birini istiyorum.

Senin gibi bir kız arıyorum. - I've been looking for a girl like you.

Keşke senin gibi şarkı söyleyebilsem. - I wish I could sing like you do.

like me
bencileyin
Английский Язык - Английский Язык
Quickly; unexpectedly

He was playing in the yard and, then, like that, he was gone.

Used to indicate agreement with another speaker's statement

And then the truck turned, the box fell out the back, and the truck just kept going. / Yea, like that..

in the same way as that; similar to that
like this
similar to that thing or person; so, thus, in this manner
like that

    Турецкое произношение

    layk dhıt

    Синонимы

    what he said

    Произношение

    /ˈlīk ᴛʜət/ /ˈlaɪk ðət/

    Видео

    ... To have a celebration like that, it was very special. ...
    ... I don't want to focus on anything negative like that. ...
Избранное