Onu başarılı bir şekilde ikna ettim ve flört ettik.
- I successfully persuaded her and we went on a date.
Başarılı bir şekilde mutfakta büyük bir sıçan yakaladı.
- He's successfully caught the big rat in the kitchen.
Biz görevimizi başarıyla yerine getirdik.
- We carried out our mission successfully.
O, sınavı başarıyla geçti.
- He successfully passed the exam.
Tom başarılı bir biçimde tüm eyaletteki oyların yaklaşık yüzde sekseninin desteğini alacak duruma erişti.
- Tom successfully carried the state with nearly sixty percent of the total statewide vote.
O, hayalini başarılı bir biçimde gerçekleştirdi.
- He successfully realised his dream.
Onlar bunu başarılı olarak yaptı.
- They did it successfully.
Tom programı başarılı olarak tamamladı.
- Tom successfully completed the program.