Tom made one serious omission.
- Tom ciddi bir ihmalde bulundu.
I cannot, however, neglect his warning.
- Fakat onun uyarısını ihmal edemem.
Tom was accused of neglecting his duty.
- Tom görevini ihmal etmekle suçlandı.
Liisa accused me of negligence.
- Liisa beni ihmalkarlıkla suçladı.
I'm displeased at your negligence.
- Ben senin ihmalinden hoşnut değilim.
He criticized me for neglecting my duty.
- Görevimi ihmal ettiğim için beni eleştirdi.
Mary has been neglecting her children.
- Mary çocuklarını ihmal ediyor.
It was careless of you to forget your homework.
- Ev ödevini unutman senin ihmalkarlığındı.
How careless you are to forget such an important thing!
- Böyle önemli bir şeyi unutacak kadar ne kadar ihmalkarsın!
He was blamed for neglect of duty.
- O, görevini ihmal etmekle suçlandı.
Tom was accused of neglecting his duty.
- Tom görevini ihmal etmekle suçlandı.
The neglected room remained unoccupied.
- İhmal edilen oda boş kaldı.
The new park turned into one of the most neglected places in the city.
- Yeni park, kentin en çok ihmal edilen yerlerinden birine dönüştü.
I regret having neglected my health.
- Sağlığımı ihmal ettiğim için pişmanım.
Tom neglected his family.
- Tom ailesini ihmal etti.